Yapay Zeka ve Avukatın Hukuki Sorumluluğu kapak görseli
ANALIZ

Yapay Zeka ve Avukatın Hukuki Sorumluluğu

Avukat Ceren Sumer Cilli - 17.04.2026

LegalTech dönüşümünde yapay zeka kullanımının avukat sorumluluğu, vekalet görevi ve meslek etiği üzerindeki etkileri.

Yapay Zeka ve Avukatın Hukuki Sorumluluğu: Dijital Dönüşüm Çağında Mesleki İlkeler

Giriş: Hukuk Teknolojilerinin Yükselişi ve Avukatlık Mesleği

Günümüz dünyası, dijital çağın getirdiği hızlı ve köklü değişimlerle karakterize edilmektedir. Bu dönüşümden hukuk sektörü de payını almakta, LegalTech adı verilen hukuk teknolojileri giderek daha fazla önem kazanmaktadır. LegalTech uygulamaları, hukuki süreçlerin otomasyonu, sözleşme incelemesi, dava yönetimi ve danışmanlık gibi zaman alıcı işlemleri hızlandırarak verimliliği artırmaktadır. Özellikle yapay zeka (YZ) teknolojileri, hukuki araştırma, metin analizi ve içtihat tarama gibi alanlarda avukatlık mesleğine önemli avantajlar sunmaktadır. Türkiye'de de Apilex ve Leagle gibi yerli LegalTech girişimleri, milyonlarca ulusal yargı kararı ve mevzuatı analiz ederek avukatlara semantik arama, sözleşme analizi ve otomatik dilekçe oluşturma gibi kapsamlı dijital destekler sağlamaktadır. Bu gelişmeler, avukatlık mesleğinin geleceğini şekillendirmekte, ancak beraberinde bir dizi hukuki ve etik sorumlulukları da getirmektedir.

Hukuki Çerçeve: Yapay Zeka Kullanımında Avukatın Özen Yükümlülüğü

Avukatlık mesleği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) Meslek Kuralları ile düzenlenen kutsal bir görevdir. Avukatlar, yüklendikleri görevleri "özen, doğruluk ve onur içinde" yerine getirmekle yükümlüdürler (Avukatlık Kanunu madde 34). Yapay zeka araçlarının hukuk pratiğine entegrasyonu, bu özen yükümlülüğünün kapsamını yeniden belirlemektedir. Yapay zeka sistemleri, bazen "halüsinasyon görme" olarak adlandırılan, yanıltıcı ve hatalı bilgiler üretebilir. Bu durum göz önüne alındığında, avukatların yapay zeka çıktılarının doğruluğunu teyit etmeden kullanmaları, özen yükümlülüğünün ihlali potansiyeli taşımaktadır. Ankara Barosu tarafından yayımlanan "Avukatlıkta Yapay Zeka Araçlarının Kullanımı Rehberi" de avukatların bu teknolojileri kullanırken özen ve dikkatle hareket etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Uluslararası düzeyde yayımlanan rehberler ve düzenlemeler de hukuk alanında güvenilir yapay zeka araçlarının kullanımında bir sakınca olmadığını belirtmekle birlikte, bu araçların avukatlar tarafından derinlemesine anlaşılması ve sorumlu bir şekilde kullanılması gerektiğinin altını çizmektedir.

Sorumluluk Alanları: Yapay Zeka Kaynaklı Hatalarda Avukatın Vekalet Görevi Kapsamındaki Sorumluluğu

Yapay zeka araçlarının sunduğu avantajlara rağmen, bu sistemlerin hatalı analizler yapması veya yanlış içtihatlar paylaşması durumunda ortaya çıkan hukuki sorumluluk, Türk hukuku açısından önemli bir tartışma konusudur. Mevcut durumda, yapay zeka kaynaklı hatalardan doğan hukuki ve disipliner sorumluluk, nihai değerlendirme yetkisi avukata ait olduğu için her halükarda avukata yüklenmektedir. "Yapay zeka kullandım" savunması, ne etik ne de hukuki açıdan geçerli bir mazeret oluşturmamaktadır, zira yapay zeka hukuki hizmet sözleşmesinin tarafı değildir ve hukuki ehliyeti bulunmamaktadır.

Avukatın müvekkiline karşı sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekalet sözleşmesi hükümlerine dayanmaktadır. Vekil, vekalet borcunu sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Eğer bir avukat, yapay zekadan aldığı hatalı bir bilgi veya analiz nedeniyle müvekkiline zarar verirse, Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca bu zararı gidermekle yükümlü olabilir. Yapay zeka sistemlerindeki sorumsuzluk kaydı ve teknik sınırlamalar göz önüne alındığında, avukatın bu sorumluluğu başka bir tarafa devretmesi mümkün değildir. Özellikle Yargıtay kararlarında, Danıştay kararlarında veya bölgesel mahkeme kararlarında hatalı veya uydurma içtihatların kullanılması, avukatın müvekkilinin menfaatlerini ihlal etmesine ve dava sürecinin olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Bu noktada avukatın, yapay zeka tarafından üretilen içeriğin güvenilirliğini diğer kaynaklardan teyit ederek doğrulaması ve müvekkilinin menfaatine uygun olup olmadığını değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.

Etik Boyut: TBB Meslek Kuralları Çerçevesinde Gizlilik ve Sır Saklama Yükümlülüğü

Avukatlık mesleğinin temel etik ilkelerinden biri, Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesi ve TBB Meslek Kuralları'nın 37. maddesi kapsamında düzenlenen sır saklama yükümlülüğüdür. Avukatlar, müvekkilleriyle ilgili öğrendikleri bilgileri açığa vuramayacakları gibi, bu bilgilerin gizliliğini her koşulda korumakla yükümlüdürler. Yapay zeka araçlarının kullanımı, özellikle büyük miktarda veri işleyen sistemlerin doğurabileceği gizlilik riskleri nedeniyle bu yükümlülüğün korunmasını kritik hale getirmektedir.

Yapay zeka araçları, genellikle müvekkillerin kişisel bilgilerinin de içinde bulunabileceği büyük miktarda verinin işlenmesini gerektirdiğinden, bu verilerin güvenliği ve gizliliği büyük önem taşımaktadır. Avukatların, yapay zeka sistemleriyle paylaşılan bilgilerin güvenliğini sağlamak amacıyla makul önlemler alması gerekmektedir. Müvekkillere ilişkin her türlü kişisel bilgi anonim hale getirilmeli ve müvekkillerin kimliğinin saptanmasında kullanılabilecek veriler, yapay zeka girdisinde yer almamalıdır. Ayrıca, yapay zeka aracına avukat tarafından girilen verilerin üçüncü taraflarla paylaşılması veya başka amaçlarla kullanılması riskleri de bulunmaktadır. Bu bağlamda, avukatların hukuki hizmetin sağlanması amacıyla yapay zekayı kullanırken, gizlilik ve güvenlik önlemlerinin yeterliliğinden emin olması şarttır. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak üçüncü taraf bir bulut sistemine (yapay zeka sağlayıcısı) aktarılması, Türk Ceza Kanunu Madde 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu gündeme getirebilir. Bu nedenle, avukatların müvekkillerini kullandıkları yapay zeka araçları hakkında açık ve doğru şekilde bilgilendirmesi, potansiyel faydalarını ve risklerini detaylı bir şekilde açıklaması gerekmektedir.

Sonuç: Gelecekteki Düzenlemeler ve Avukatların Adaptasyonu

Yapay zeka teknolojilerinin hukuk alanındaki yükselişi, kaçınılmaz bir dönüşümü beraberinde getirmektedir. Türkiye'de de bu alanda hukuki düzenlemeler için adımlar atılmaktadır. 2024 Haziran ayında TBMM'ye ilk kez "Yapay Zeka Kanun Tasarısı" sunulmuş ancak henüz yasama sürecindedir. Türkiye Barolar Birliği (TBB) de 2026 Şubat ayında "Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı" düzenleyerek teknolojinin hukuk mesleğine entegrasyonu, etik ilkeler, veri güvenliği ve mevzuat önerileri gibi kritik başlıkları ele almıştır.

Bu gelişmeler, yapay zekanın avukatlık mesleğini sona erdiren bir tehdit değil, onu dönüştüren ve güçlendiren bir araç olduğunu göstermektedir. Yapay zeka, hukuki muhakemeyi ikame eden değil, onu destekleyen bir yardımcı olarak konumlandırılmalıdır. Avukatlık mesleğinin geleceği, teknolojinin merkezde olduğu bir modelde değil, insan merkezli ve etik temelli bir anlayışta şekillenmektedir. Müvekkil ile kurulan güven ilişkisi, empati yeteneği, stratejik karar verme ve insani sezgi gibi unsurlar, yapay zekanın sağlayamayacağı temel insan becerileridir.

Dolayısıyla, avukatların bu sürece adaptasyonu, yapay zeka araçlarını etkin, etik ve sorumlu bir şekilde kullanabilme yeteneğini geliştirmelerinden geçmektedir. Bu adaptasyon, teknolojik araçların sunduğu hız ve verimlilik avantajlarından faydalanırken, mesleki özen yükümlülüğü, sır saklama görevi ve vekalet görevi gibi temel hukuki ve etik ilkelerden ödün vermemeyi gerektirmektedir. Gelecekteki düzenlemelerin de bu dengeyi gözeterek, "yapay zeka" ve "avukat sorumluluğu" arasındaki ilişkiyi netleştirmesi, "hukuki teknoloji" kullanımında "vekalet görevi"nin kapsamını belirlemesi ve mesleğin temel değerlerini koruması beklenmektedir.


Benzer İçerikler