Anayasa Mahkemesi'nden Bireysel Başvuruya İlişkin Yeni Karar
Mahkemenin son kararı, ifade özgürlüğü başvurularında yeni bir yaklaşım sunuyor.
Hukuk · Yapay Zekâ · LegalTech · Analiz
3 Temmuz 2026 Cuma
Yazan: Yiğit Cilli
Tarih: 03.07.2026

Not: Bu yazıda ironi yoktur.
Buradan İngiliz komedyen Ricky Gervais hakkında açıkça suç duyurusunda bulunuyorum. Hatta yalnızca suç duyurusuyla yetinilmemeli, kendisi mümkünse en kısa sürede ülkemize davet edilmeli, uçağın kapısından iner inmez de "mizah yoluyla kamu düzenini bozmak" suçundan gerekli işlemler başlatılmalıdır.
Çünkü ortada basit bir komedyenlik faaliyeti yoktur. Ricky Gervais yıllardır din, Tanrı, cehennem, ateizm, kutsal kitaplar ve insanların alınmak için yıllardır özenle biriktirdiği bütün hassasiyetler hakkında şaka yapmaktadır. Üstelik bunu gizli bir odada, üç arkadaş arasında da yapmamaktadır. Sahneye çıkıyor, mikrofonu eline alıyor, ışıkları yakıyor ve binlerce insanın önünde espri yapıyor. Bu kadar aleniyet karşısında hâlâ "şakaydı" savunmasına sığınması kabul edilemez.
Mesela "Bir şeye alınmış olman, haklı olduğun anlamına gelmez" diyor. Ben bu söze alındım. Dolayısıyla bu cümlenin derhal dosyaya konulmasını istiyorum. Çünkü bir toplumda insanlar alındıkları zaman otomatik olarak haklı sayılmayacaksa, biz bu kadar kırılganlığı boşuna mı büyüttük?
Yine cehennemle ilgili şakalar yapıyor. İnsanlara "cehennemde yanmayacaksınız ama yine de iyi olun" tarzında laflar ediyor. Bu cümlede hem cehennem var hem ahlak var hem de insanın iyi olmak için korkutulmaya muhtaç olmayabileceği gibi son derece tehlikeli bir düşünce var. Açıkçası buna da alındım. Hem de sadece kendi adıma değil, ileride alınabilecek herkes adına peşinen alındım.
Daha da vahimi, bir Hristiyan'ın ateiste cehenneme gideceğini söylemesini, bir çocuğun yetişkine Noel Baba'dan hediye alamayacağını söylemesine benzetiyor. Burada din var, çocukluk var, Noel Baba var, ateizm var. Kısacası bir savcılık dosyasının ihtiyaç duyabileceği bütün kültürel malzemeler itinayla hazırlanmış.
Şimdi soruyorum: Deniz Göktaş'ın bir stand-up gösterisindeki birkaç cümlesi insanı sorguya, gözaltına, adliye koridorlarına götürmeye yetiyorsa, Ricky Gervais'in bugüne kadar en az on defa hapse girip çıkması gerekmez miydi? Hatta iyi hâlden yararlanması bile tartışmalı olmalıdır. Çünkü adam pişmanlık göstermiyor. Aksine hâlâ gülüyor.
Bana kalırsa Ricky Gervais derhal "fazla mizah" suçundan yargılanmalıdır. Savunmasında "ama bu bir şakaydı" derse, bu da ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü artık herkes bilmelidir ki bazı ülkelerde şaka, yalnızca kimse gülmezse güvenlidir.
Tabii bütün bunları söylerken içimde çok küçük, rahatsız edici bir ihtimal de yok değil. Belki de asıl sorun Ricky Gervais'in fazla ileri gitmesi değildir. Belki de sorun, bizim en küçük espriyi bile ciddiye alacak kadar mizah duygumuzu emekliye ayırmış olmamızdır.
Deniz Göktaş meselesinde tartışılması gereken de tam olarak budur. Bir toplum bir şakadan suç, bir espriden kriz, bir cümleden kamu düzeni tehdidi çıkarıyorsa, orada komedyenlerden önce alınma refleksimizi yargılamak gerekir. Çünkü bazen en ağır hakaret dine değil, akla ve mizaha yapılır.
Bu yazı görüş ve ironi niteliğindedir; genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olaylarda hukuki değerlendirme, olayın özelliklerine ve yürürlükteki mevzuata göre yapılmalıdır.
Mahkemenin son kararı, ifade özgürlüğü başvurularında yeni bir yaklaşım sunuyor.
Uludağ Sözlük'te gammaz ve şikâyet incelemelerinin yapay zekâ moderatör tarafından değerlendirilmeye alınması, Türkiye'de sözlük platformlarında içerik moderasyonu ve internet hukuku açısından dikkat…
Türkiye hukuk sektörü, dijitalleşme ve teknolojik yeniliklerle köklü bir dönüşümün eşiğinde. UYAP'ın yaygınlaşması, e-duruşma uygulamaları ve yapay zekâ destekli çözümler, hukuki süreçleri daha veriml…