Aile hukuku davaları, bireylerin evlilik, boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi en hassas kişisel ve mali haklarını doğrudan etkileyen dava türleridir. Aile hukuku, toplumu oluşturan en küçük birim olan ailenin kurulmasından dağılmasına kadar geçen tüm süreçleri düzenleyen kapsamlı bir hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde şekillenen bu kurallar; evlilik, nişanlılık, boşanma, çocukların velayeti, nafaka ve mal paylaşımı gibi hayati konuları kapsar. Aile içindeki uyuşmazlıklar sadece tarafları değil, çocukları ve geniş aile yapısını da doğrudan etkilediği için bu davaların hassasiyetle yürütülmesi gerekir. Türkiye’de aile mahkemesi nezdinde görülen bu davalar, hem duygusal hem de maddi hakların korunması açısından büyük önem taşır. Bu rehberde, günümüzde en sık karşılaşılan aile hukuku davaları, süreçlerin işleyişi ve tarafların sahip olduğu yasal haklar hakkında bilinmesi gereken temel noktaları sistematik bir şekilde ele alacağız.

Aile Hukuku Davaları Nelerdir?
Aile hukuku davaları, bireylerin özel hayatını en yakından ilgilendiren ve genellikle aile mahkemesi görev alanına giren hukuki süreçlerin bütünüdür. Bu davalar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, çocukların geleceğinin tayin edilmesi veya eşler arasındaki mali dengenin kurulması gibi amaçlarla açılır. Uygulamada en sık karşılaşılan dava türleri arasında boşanma davası, nafaka davası, velayet davası ve mal paylaşımı davası yer almaktadır. Bunların yanı sıra babalık davaları, soybağının reddi, evlat edinme işlemleri ve 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan koruma kararları da bu hukuk dalının önemli bir parçasını oluşturur. Her davanın kendine has usul kuralları, ispat araçları ve sonuçları bulunmaktadır. Bu süreçlerde hak kaybı yaşamamak için hukuki adımların doğru zamanda ve eksiksiz bir dilekçe ile atılması oldukça kritiktir.
Aile Hukuku Davaları Kapsamında Boşanma Davaları
Boşanma davaları, Türkiye’de aile mahkemelerinin iş yükünün büyük bir kısmını oluşturan temel uyuşmazlık türüdür. Evlilik birliğinin yasal olarak sona ermesi süreci, tarafların uzlaşı durumuna göre iki farklı yöntemle yürütülür. Her iki durumda da temel amaç, tarafların ve varsa çocukların haklarının yasal güvence altına alınmasıdır.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları üzerinde tam bir mutabakata vararak evlilik birliğini sona erdirmeleridir. Bu davanın açılabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların hazırladıkları protokolü mahkemeye sunmaları şarttır. Protokolde; çocukların velayeti, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve mal paylaşımı gibi hususlar açıkça belirtilmelidir.
Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli sürece göre çok daha kısa sürede, genellikle tek celsede sonuçlanır. Hakim, tarafların iradelerini serbestçe açıkladıklarından emin olmak için her iki eşi de duruşma esnasında bizzat dinler. Eğer protokoldeki şartlar, özellikle çocukların menfaatine aykırı değilse mahkeme boşanmaya karar verir. Bu yöntem, tarafların yıpranmasını önlediği gibi sürecin maliyetini de minimize eder.
Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma veya boşanmanın sonuçları (velayet, nafaka, tazminat) konusunda anlaşamadığı durumlarda açılır. Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen özel veya genel boşanma sebeplerine dayanılarak açılan bu davada, iddiaların ispatlanması zorunluluğu vardır. Zina, hayata kast, suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme gibi özel sebeplerin yanı sıra “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” en yaygın genel boşanma sebebidir.
Bu süreçte taraflar, iddialarını desteklemek için her türlü hukuka uygun delil sunabilirler. Tanık beyanları, mesaj kayıtları, otel kayıtları veya banka dökümleri sıkça başvurulan delil türleridir. Çekişmeli davalar, dilekçeler aşaması, tahkikat ve sözlü yargılama gibi uzun safhalardan oluştuğu için sabır ve dikkatli bir takip gerektirir. Mahkeme, kusur araştırması yaparak tazminat ve nafaka miktarlarını bu doğrultuda belirler.
Boşanmanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Boşanma kararı kesinleştiğinde, taraflar arasındaki evlilik birliği hukuken sona erer ve eşlerin birbirlerine karşı olan sadakat yükümlülüğü kalkar. Ancak boşanma sadece kişisel bir durum değişikliği değil, aynı zamanda ciddi mali ve hukuki değişimleri de beraberinde getirir. Bunların başında çocukların velayet durumu, iştirak ve yoksulluk nafakası ödemeleri ile maddi-manevi tazminat hakları gelir.
Ayrıca boşanma ile birlikte eşlerin birbirine mirasçı olma hakları da sona erer (lehine vasiyetname varsa durum değişebilir). Kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını geri alır; ancak kocasının soyadını kullanmakta menfaati varsa ve bu durum kocaya zarar vermiyorsa hakimin izniyle kullanmaya devam edebilir. Mal paylaşımı davası ise genellikle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dosya üzerinden yürütülür.
Velayet Davaları
Velayet, ergin olmayan çocukların bakımı, eğitimi, temsili ve korunması haklarını içeren hukuki bir kavramdır. Anne ve baba evli kaldıkları sürece velayeti birlikte kullanırlar; ancak boşanma aşamasında bu hakkın kime verileceği en hassas konulardan biri haline gelir.
Velayet Nedir? Hakim Nelere Bakar?
Velayet davası sürecinde mahkemenin tek ve en üstün kriteri “çocuğun üstün yararı” ilkesidir. Hakim, çocuğun hangi ebeveynin yanında daha sağlıklı, huzurlu ve istikrarlı bir gelişim göstereceğine karar verirken geniş bir araştırma yapar. Ebeveynlerin yaşam standartları, alışkanlıkları, ekonomik durumları ve çocukla olan duygusal bağları incelenir.
Genellikle mahkeme tarafından atanan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan uzmanlar, taraflarla ve çocukla görüşerek sosyal inceleme raporu hazırlar. Çocuk kendisini ifade edebilecek yaşta ve olgunluktaysa (genellikle 8 yaş ve üzeri), mahkeme çocuğun görüşünü de mutlaka alır. Anne şefkatine muhtaç yaşlardaki bebeklerde ise velayet, çok istisnai bir durum olmadıkça anneye bırakılmaktadır.
Velayetin Değiştirilmesi Davası
Velayet kararları hiçbir zaman kesin ve değişmez hükümler değildir. Zaman içinde koşulların değişmesi, velayet hakkına sahip olan ebeveynin çocuğun menfaatlerini ihmal etmesi veya çocuğun yaşam alanındaki esaslı değişiklikler velayetin değiştirilmesi davası açılmasına zemin hazırlar. Örneğin; velayeti alan tarafın yeniden evlenmesi, yurt dışına taşınması veya çocuğun eğitimini aksatması bu sebeplerden bazılarıdır.
Velayetin değiştirilmesi için “yeni bir durumun ortaya çıkması” ve bu durumun çocuğun menfaatini olumsuz etkilemesi şarttır. Mahkeme yine uzman raporlarına başvurarak mevcut durumun çocuk üzerindeki etkilerini analiz eder. Eğer çocuğun diğer ebeveynde kalması onun gelişimi için daha faydalı olacaksa, eski karar değiştirilerek velayet diğer tarafa devredilebilir.
Nafaka Davaları
Nafaka, boşanma sürecinde veya sonrasında ekonomik olarak zayıf düşen eşe ya da çocuklara yapılan maddi katkıdır. Türkiye’de nafaka davaları, hem boşanma davası içinde hem de sonrasında bağımsız bir dava olarak açılabilir.
Nafaka Türleri Nelerdir?
Türk hukuk sisteminde dört ana nafaka türü bulunmaktadır:
-
Tedbir Nafakası: Boşanma davası devam ederken, eşin ve çocukların geçimini sağlamak amacıyla hükmedilen geçici nafaka türüdür.
-
İştirak Nafakası: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında yaptığı katkıdır. Çocuk reşit olana kadar devam eder.
-
Yoksulluk Nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan tarafa, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla, süresiz olarak (veya belirli şartlar gerçekleşene kadar) ödenen miktardır.
-
Yardım Nafakası: Bir kimsenin, yardım etmediği takdirde zarurete düşecek olan altsoy, üstsoy veya kardeşlerine ödediği nafaka türüdür.
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları (SED) araştırılır. Gelirler, giderler ve yaşam tarzı dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir rakama hükmedilir.
Nafakanın Artırılması veya Kaldırılması
Zaman içinde ekonomik koşulların (enflasyon vb.) değişmesi veya tarafların mali durumlarındaki iyileşme/kötüleşme, nafaka miktarının yeniden düzenlenmesini gerektirebilir. Nafaka alacaklısı, mevcut paranın yetersiz kalması durumunda “nafaka artırım davası” açabilir. Buna karşın borçlu taraf da işsiz kalması veya gelirinin ciddi oranda azalması halinde “nafaka azaltım veya kaldırma” talebinde bulunabilir.
Ayrıca, yoksulluk nafakası alan tarafın yeniden evlenmesi durumunda nafaka kendiliğinden kalkar. Taraflardan birinin ölümü halinde de nafaka yükümlülüğü sona erer. Eğer nafaka alan kişi evlenmeden biriyle karı-koca gibi yaşıyorsa veya haysiyetsiz bir yaşam sürüyorsa, borçlu taraf mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını isteyebilir.
Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı Davaları
Boşanmanın mali açıdan en karmaşık safhası genellikle mal paylaşımı davası sürecidir. Eşlerin evlilik süresince edindikleri varlıkların nasıl paylaştırılacağı, hangi mal rejimine tabi olduklarına göre belirlenir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Kısaca
1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenen çiftler için yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir. Bu rejime göre, evlilik birliği devam ederken tarafların emekleri karşılığında kazandıkları tüm varlıklar (maaşlar, bu parayla alınan taşınmazlar, sosyal güvenlik ödemeleri vb.) edinilmiş mal sayılır ve boşanmada yarı yarıya paylaştırılır.
Ancak eşlerden birine miras kalan mallar, evlilik öncesi sahip olunan varlıklar veya karşılıksız kazandırma yoluyla (bağış gibi) edinilen değerler “kişisel mal” kabul edilir ve paylaşıma dahil edilmez. Mal paylaşımı davasının açılabilmesi için boşanma davasının sonuçlanmış olması gerekmez ancak bu davanın görülebilmesi için boşanmanın kesinleşmesi bekletici mesele yapılır.
Mal Paylaşımında Sık Yaşanan Sorunlar
Mal paylaşımı süreçlerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, taraflardan birinin mal kaçırması veya varlıklarını gizlemesidir. Boşanma davası açılmadan hemen önce veya dava sırasında üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar veya araçlar, mahkeme tarafından incelenerek “eklenecek değer” olarak hesaplamaya dahil edilebilir.
Bir diğer sorun ise “değer artış payı” alacağıdır. Eğer bir eş, diğer eşin kişisel malına (örneğin evlilik öncesi aldığı eve) kendi kazancıyla bir katkıda bulunmuşsa (tadilat yaptırmak veya kredi ödemesine destek olmak gibi), bu katkının bugünkü değerini geri talep edebilir. Bu hesaplamalar uzman bilirkişiler aracılığıyla yapıldığı için süreç teknik bir uzmanlık gerektirir.
Diğer Sık Görülen Aile Hukuku Davaları
Aile hukuku sadece boşanma ve çocuklarla sınırlı değildir. Soybağının tespiti ve aile bireylerinin şiddete karşı korunması da bu kapsamdadır.
Soybağı (Babalık) ve Soybağının Reddi Davaları
Soybağı davaları, çocuk ile babası arasındaki hukuki bağın kurulmasını veya mevcut olan yanlış bağın iptal edilmesini amaçlar. “Babalık davası”, anne veya çocuk tarafından biyolojik babaya karşı açılır. Bu davada en güçlü delil DNA incelemesidir. Mahkeme sevkıyla yapılan adli tıp incelemeleri sonucunda biyolojik bağ kesinleşirse, çocuk babanın nüfusuna kaydedilir ve miras haklarına sahip olur.
“Soybağının reddi davası” ise, nüfus kaydında baba olarak görünen kişinin, çocuğun biyolojik babası olmadığını iddia ederek açtığı davadır. Bu davanın açılması için yasada belirli hak düşürücü süreler öngörülmüştür. Gerçek dışı beyanlarla veya hatalı kayıtlarla kurulan soybağı ilişkisi bu dava ile ortadan kaldırılır.
Koruma ve Uzaklaştırma Kararları (6284)
6284 sayılı Kanun, aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla hızlı ve etkili koruma mekanizmaları sunar. Şiddete uğrayan veya şiddet görme tehlikesi altında olan kişi, aile mahkemesine başvurarak uzaklaştırma kararı talep edebilir. Bu karar için genellikle somut bir darp raporu veya delil aranmaz; mağdurun beyanı esas alınarak ivedilikle önleyici tedbirler uygulanır.
Bu kanun kapsamında şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştırılması, mağdura yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi veya silahını teslim etmesi gibi kararlar verilebilir. Tedbir kararına aykırı davranılması durumunda ihlal eden kişi hakkında “zorlama hapsi” uygulanır. Bu süreç, aile hukuku içindeki en hızlı işleyen ve hayati önem taşıyan prosedürdür.
Aile hukuku davaları sadece kanun maddelerinin uygulanması değil, aynı zamanda stratejik bir yönetimin sonucudur. Süreç boyunca yapılacak hatalar, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.
-
Delil Toplama: Mahkemeye sunulan her iddia ispatlanmalıdır. Ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şarttır. İzinsiz yerleştirilen dinleme cihazları gibi illegal yöntemler delil olarak kabul edilmediği gibi suç teşkil edebilir.
-
Dilekçe Hazırlığı: Davanın temeli olan dilekçe, olay örgüsünü net, kronolojik ve hukuki dayanaklarla açıklamalıdır. Eksik bırakılan her talep, davanın ilerleyen aşamalarında hak kaybı demektir.
-
Duruşma Hazırlığı: Aile mahkemesi duruşmalarında soğukkanlılığı korumak ve mahkemenin sorularına dürüst, net cevaplar vermek önemlidir. Tanıkların belirlenmesi ve onların mahkemede hazır edilmesi süreci de davanın seyrini değiştirir.
-
Sık Yapılan Hatalar: Haklıyken haksız duruma düşmemek için karşı tarafa hakaret içerikli mesajlar atmaktan veya çocukları diğer ebeveyne karşı kışkırtmaktan kaçınılmalıdır. Mahkeme, tarafların dava sürecindeki tutumlarını da göz önünde bulundurur.
Sonuç
Aile hukuku davaları, bireylerin geleceğini şekillendiren ve mali durumlarından çocuklarıyla olan ilişkilerine kadar geniş bir alanı etkileyen süreçlerdir. İster anlaşmalı boşanma ister çekişmeli bir nafaka davası olsun, her adımın hukuki öngörüyle atılması gerekir. Yasaların sağladığı hakları bilmek, dava sürecinde doğru delil sunmak ve aile mahkemesi prosedürlerine hakim olmak, bu zorlu süreci en az hasarla atlatmanın anahtarıdır. Haklarınızın korunması ve sürecin sağlıklı ilerlemesi için profesyonel bir yaklaşım sergilemek, sadece sizin değil çocuklarınızın da gelecekteki huzuru için kritik bir adımdır. Aile hukuku davaları, doğru hukuki strateji ile yürütüldüğünde tarafların hak kaybı yaşamasını önleyen en önemli dava türleri arasında yer alır.
Bu konu hakkında daha fazla bilgi için Aile Hukuku kategorimizi inceleyebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve yasal danışmanlık teşkil etmez; her olay özelinde bir uzmana danışılması önerilir.
Bu içerik Avukat Ceren Sümer Cilli tarafından hazırlanmıştır.
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5